İnsan hayatının birden fazla dönüm noktası var sanırım, insanın durup durup hayatını gözden geçirdiği periyotlar, ideallerinin ezberletilenlere karşı direnişi, bir yeniyi yaşamak konusundaki umudunun tükenişi, sonra ayağa kalkmak ve yeniden umut ateşinin yanışını izlemek. kadınlar, erkekler, çocuklar, ....yerliler, .... işi yapanlar, .........İnsanlar, insanlar, insanlar!!! Hiç düşündünüz mü bizim ne kadar çok ezberimiz var, diye. Bireyin özgününe önem vermeden insanları yaşarken birey birey değil de, bir kütleymiş gibi yaşamamız ne garip, bir o kadarda kolaycı ve de hoyrat. Her insan bir öykü değil midir, neden genelin içinde yok ediyoruz bireyleri. O, kadar mı az zamanımız, bir bireyi tanımaya bile zaman ayıramayacak kadar. Bir yığışımda yaşıyoruz. Bunu bize yaptıran kibir nereden geliyor, neden hala bizde duygular, erdemler, kibir, gurur birbirine karışıyor. Biz en büyük gücün kendimiz olduğunu ve onunda kırılma yüzeylerinin olduğunu kabul etmiyoruz, İnsan zayıflıklarıyla yüzleşebildiği oranda güçlüdür aslında! Bu kadar yanlışın içinde, doğrun yanlış, bu kadar sahteliğin içinde de doğallığın sahte kalır !!! Bu ezbere sahip olanların bakışının bir sonucu, tek gerçek var zamanın bittiği yerde, elinde kalacak olan sensin…
Yasemin MİRİK |